Alkali Su İçmek Nedir? Ne Değildir?

Sağlıklı beslenme trendlerinin sıkı sıkıya takip edildiği son yıllarda su tüketiminin önemi de tüm uzmanlar tarafından altı çizilerek dile getirilmeye başladı. Özellikle bu gelişmelerden sonra yaşamın temel kaynaklarından biri olan su tüketimi konusundaki farkındalık ise değimlerimizde vurguladığımız “su gibi aziz ol” çizgisinden çıkarak daha bilimsel veriler ile eşleşmeye başladı. Artık hepimiz hangi saatlerde su tüketmemiz gerektiğini, günde kaç litre olması gerektiğini konuşuyor ve uygulamaya çalışıyoruz. Kullandığımız içme sularının etiketlerine göz atıp, önerilen değerler sahip olup olmadığını kontrol ediyoruz. Çünkü artık suyu “içimin yangını sönsün” diyerek değil, hücrelerde elektriksel ve manyetik enerji üretimi sağladığını bilerek içiyoruz.  Bütün bunların içinde kulağımıza çalınan konulardan biri de “alkali su” meselesi kimi fazla kilolara çare derken öteki kemik erimesinin ilacı diyor. Hepsinin de haklı olduğunu söylemek mümkün. Alkali su bir diğer adıyla bazik su, kalsiyum, silika, potasyum, magnezyum ve bikarbonat gibi mineraller açısından zengin olan su çeşididir.  Vücut hücreleri tarafından daha iyi emilmeleri sebebi ile daha besleyici bir yapıdadırlar. İşte tam da bu yüzden vücudumuza olan faydası birden fazladır. Neler mi? Haydi birlikte inceleyelim! 

Sorumuz şu “neden alkali su içmeliyiz?”

ÇÜNKÜ O TAM BİR SAVAŞÇI

Güçlü bir antioksidan olan alkali su serbest radikallere karşı vücudu korur. Hem yaşlanma etkilerini hem de hastalıklara yakalanma riskini minimuma indirir. Nezle, grip gibi basit enfeksiyon hastalıklarından, kanser hücrelerinin oluşumuna kadar engelleyen alkali su, kalın bağırsakta biriken toksin atıkların temizlenmesinde de önemli bir rol oynar. Vücut sistemlerini düzenler.

ÇÜNKÜ ENERJİK OLMAK BİZİM İŞİMİZ

Vücudumuzun ph değerine yakın olan su, alkali sudur. Hücrelerde manyetik enerji üretimi alkali su sayesinde gerçekleşir. Yani yağ hücrelerimiz kolayca enerjiye dönüşür, organlarımız daha rahat ve verimli çalışır. Daha fazla enerji ile günlük hayatın meydan okumalarına rahatlıkla cevap verebildiğimiz gibi daha fazla yağ yakar, daha fit ve sağlıklı gözükürüz.

ÇÜNKÜ SAĞLIKLI KEMİKLERİN OLMAZSA OLMAZI

Kanımız asitleştiğinde vücut pH’ı dengelemek için diş ve kemiklerimizi kalsiyum kaynağı olarak görmeye başlar. Erken yaşlarda “ay benim kemiklerim çok ince, çok narin” dediğimiz şey ilerleyen yaşlarda kemik erimesi olarak karşımıza çıkar. Kalsiyum takviyeleri ise kemik erimesini önlemede tam olarak yardımcı olamazlar. İşte bu karanlık tabloyu hayatınızda görmek istemiyorsanız çözüm çok basit, uzun süre ve düzenli olarak alkali su içmek. Böylece vücuttaki kemik erimesi ve böbrek taşı gibi asidik atıkların yavaş yavaş atar. 80’li yaşlarınızda torununuzla bilek güreşi yapmaya devam edebilirsiniz.

ÇÜNKÜ SİZ NE KADAR TATLI OLSANIZ DA DİYABETİN SONUÇLARI OLDUKÇA TATSIZ

Pankreastaki hücrelerin vücut için yeterli insülin üretmemesinden kaynaklanan ikinci tip diyabet genellikle 40 yaşının üstündeki kişileri etkilemektedir. İnsülin üretemeyen bünye ise mutluluğu illa ki yabancı bir glikozun kollarında arar. Gel zaman, git zaman o kurabiyeler, o çikolatalar pankreasta kalıcı izler bırakır. Yetmezmiş gibi kalp damarlarınızı tıkatır. Alkali su, içerdiği kalsiyum iyonlarıyla aşırı protein oluşumunu engeller ve hem pankreasınızın hem de kalp damarlarınızın bu durumu atlatması için en büyük destekçisi olur.

ÇÜNKÜ AJDA PEKKAN’IN ASKERLERİYİZ

Vücudumuza sayısız fayda sağlayan alkali su iç güzelliğimiz kadar dış güzelliğimize de katkı sağlar. Antioksidan içeren yapısı ile ödem atmamızı sağlarken, mineral dengesi ile vücudumuzun nem dengesini korumaya yardımcı olur. Cilt elastikiyetini muhafaza ettiği sürece ne sarkma ne kırışık emaresi göstermez. Düzenli diyet ve sporla yağ yakımını hızlandırması da cabası